Ağız ve diş sağlığının değerlendirilmesi yalnızca ağrıyan bir dişin incelenmesinden ibaret değildir. Güncel diş hekimliği yaklaşımında muayene; dişlerin, diş etlerinin, çene ilişkilerinin, ağız içindeki yumuşak dokuların, mevcut restorasyonların ve bireyin genel sağlık durumunun birlikte değerlendirildiği kapsamlı bir süreçtir.
Diş hekimi muayenesinde yapılacak değerlendirmelerin kapsamı her bireyde aynı olmak zorunda değildir. Muayeneye geliş nedeni, yaş, mevcut şikâyetler, daha önce yapılan diş tedavileri, kullanılan ilaçlar, sistemik hastalıklar ve ağız içi bulgular değerlendirme sürecini etkileyebilir.
Diş Hekimi Muayenesi Nedir?
Diş hekimi muayenesi, ağız ve çevre dokuların klinik olarak değerlendirilmesi ve gerekli görüldüğünde görüntüleme yöntemleriyle desteklenmesi sürecidir.
Muayenenin temel amacı:
- Mevcut şikâyetlerin kaynağını değerlendirmek,
- Diş ve diş eti sağlığını incelemek,
- Daha önce yapılmış restorasyonları kontrol etmek,
- Çürük riskini değerlendirmek,
- Periodontal dokuları incelemek,
- Çiğneme ve kapanış ilişkilerini değerlendirmek,
- Ağız içindeki yumuşak dokuları kontrol etmek,
- Gerekli görülen durumlarda tedavi seçeneklerini planlamak
olarak özetlenebilir.
Muayene sonucunda mutlaka tedavi yapılması gerektiği anlamı çıkarılmamalıdır. Bazı bireylerde yalnızca düzenli takip ve koruyucu öneriler yeterli olabilir.
Muayene Öncesinde Sağlık Öyküsü Neden Alınır?
Diş hekimliği uygulamaları ağız ile sınırlı değildir. Genel sağlık durumu, uygulanacak dental işlemlerin planlanmasında önemli rol oynayabilir.
Bu nedenle muayene sırasında bireye şu konular sorulabilir:
- Mevcut sistemik hastalıklar,
- Kullanılan ilaçlar,
- İlaç veya materyal alerjileri,
- Geçirilmiş ameliyatlar,
- Kanama eğilimi,
- Diyabet,
- Kalp ve damar hastalıkları,
- Gebelik,
- Kan sulandırıcı ilaç kullanımı,
- Daha önce yaşanan dental komplikasyonlar.
Bu bilgilerin doğru ve eksiksiz paylaşılması önemlidir.
Örneğin kan pıhtılaşmasını etkileyen ilaçlar kullanan bireylerde cerrahi işlemler farklı şekilde değerlendirilebilir. Ancak bu ilaçların kişinin kendi kararıyla bırakılması veya dozunun değiştirilmesi uygun değildir.
Hastanın Ana Şikâyeti Nasıl Değerlendirilir?
Muayenenin önemli aşamalarından biri bireyin diş hekimine başvurma nedeninin ayrıntılı olarak öğrenilmesidir.
Başvuru nedenleri arasında:
- Diş ağrısı,
- Soğuk veya sıcak hassasiyeti,
- Diş eti kanaması,
- Şişlik,
- Ağız kokusu,
- Diş kırığı,
- Eksik diş,
- Çiğneme problemi,
- Estetik beklentiler,
- Çene ekleminde rahatsızlık,
- Diş sıkma ve gıcırdatma
yer alabilir.
Şikâyetin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi durumlarda arttığı değerlendirme açısından önemlidir.
Örneğin yalnızca soğuk içecek tüketildiğinde ortaya çıkan kısa süreli hassasiyet ile gece kendiliğinden başlayan ve uzun süren zonklayıcı ağrı farklı klinik durumlarla ilişkili olabilir.
Dişlerin Genel Durumu Nasıl İncelenir?
Diş hekimi muayenesinde her diş ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Bu incelemede:
- Çürükler,
- Renk değişiklikleri,
- Çatlaklar,
- Kırıklar,
- Aşınmalar,
- Mine kayıpları,
- Dişlerin konumu,
- Dişlerin sayısı,
- Eski restorasyonlar
incelenebilir.
Gözle görülebilen alanların yanında dişlerin birbirine temas eden yüzeyleri veya eski dolguların altındaki bölgeler klinik olarak her zaman doğrudan görülemeyebilir. Gerekli görüldüğünde radyografik değerlendirme kullanılabilir.
Diş Çürüğü Nasıl Değerlendirilir?
Diş çürüğü ağız ve diş sağlığında sık karşılaşılan problemler arasında yer alır. Ancak her çürük ağrı oluşturmaz.
Muayene sırasında:
- Diş yüzeyindeki renk değişimleri,
- Yapısal bozulmalar,
- Eski dolguların çevresi,
- Dişler arasındaki temas bölgeleri,
- Çiğneme yüzeylerindeki oluklar
değerlendirilebilir.
Bazı çürükler erken dönemde sınırlı olabilirken bazıları dentin dokusuna doğru ilerlemiş olabilir.
Çürüğün derinliği tedavi planlamasında önemlidir. Pulpa dokusuna yakın veya ulaşmış çürüklerde daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Eski Dolgular Muayenede Kontrol Edilir mi?
Evet. Daha önce yapılmış restorasyonların durumu da muayenenin önemli bir bölümüdür.
Eski dolgularda:
- Kenar uyumu,
- Kırık veya çatlak,
- Aşınma,
- Renk değişikliği,
- Dolgu çevresinde yeni çürük oluşumu,
- Çiğneme temasları
kontrol edilebilir.
Bir dolgunun eski olması tek başına değiştirilmesi gerektiği anlamına gelmez. Klinik olarak uygun ve işlevsel restorasyonlar takip edilebilir.
Kaplama ve Köprüler Nasıl Değerlendirilir?
Ağızda bulunan kron ve köprü restorasyonlarının da düzenli olarak kontrol edilmesi önemlidir.
Muayene sırasında:
- Kaplamanın diş etiyle ilişkisi,
- Kenar uyumu,
- Altında çürük şüphesi,
- Kırık veya çatlak,
- Estetik uyum,
- Çiğneme temasları,
- Köprü altının temizlenebilirliği
incelenebilir.
Köprü bulunan bireylerde köprü altı temizliğinin yeterli olup olmadığı da ağız hijyeni açısından değerlendirilebilir.
Diş Eti Sağlığı Nasıl Değerlendirilir?
Diş hekimi muayenesinde yalnızca dişlerin değil, diş eti dokularının da incelenmesi önemlidir.
Diş etlerinde:
- Renk,
- Kıvam,
- Şişlik,
- Kanama,
- Diş eti çekilmesi,
- Plak birikimi,
- Diş taşı
değerlendirilebilir.
Sağlıklı diş etlerinde düzenli olarak fırçalama sırasında kanama beklenmez. Tekrarlayan diş eti kanaması periodontal değerlendirme gerektirebilir.
Periodontal Muayene Nedir?
Periodontal muayene, dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların değerlendirilmesidir.
Gerekli görülen durumlarda periodontal sond adı verilen özel ölçüm aracı ile:
- Diş eti oluğu veya cep derinliği,
- Kanama,
- Diş eti çekilmesi,
- Klinik ataşman düzeyi
ölçülebilir.
Ayrıca dişlerin hareketliliği ve kemik desteği de değerlendirilebilir.
Periodontal hastalıklar bazı bireylerde belirgin ağrı oluşturmadan ilerleyebileceği için düzenli kontrol önemlidir.
Diş Taşı Neden Kontrol Edilir?
Bakteriyel plak düzenli olarak uzaklaştırılmadığında zamanla mineralize olabilir ve diş taşı oluşabilir.
Diş taşı:
- Diş eti üzerinde,
- Diş eti altında,
- Dişler arasında
bulunabilir.
Diş eti altındaki birikimler kişi tarafından aynada her zaman fark edilemeyebilir.
Diş taşı yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmez; plak birikimine uygun bir yüzey oluşturabilir ve periodontal dokuların sağlığını etkileyebilir.
Diş Eti Çekilmesi Muayenede Değerlendirilir mi?
Evet. Diş eti çekilmesi, diş kök yüzeylerinin ağız ortamına açılmasına neden olabilir.
Diş eti çekilmesi:
- Periodontal hastalık,
- Travmatik fırçalama,
- Anatomik özellikler,
- Dişin çene kemiğindeki konumu,
- Ortodontik hareketler
gibi farklı faktörlerle ilişkili olabilir.
Çekilmenin miktarı ve nedeni değerlendirildikten sonra takip veya gerekli yaklaşım planlanabilir.
Dişlerde Hareketlilik Kontrol Edilir mi?
Dişlerin normalden daha fazla hareket etmesi, periodontal destek dokuların veya çiğneme kuvvetlerinin değerlendirilmesini gerektirebilir.
Diş hareketliliği:
- İleri periodontal hastalık,
- Travmatik kapanış,
- Akut periodontal durumlar,
- Travma
gibi nedenlerle ilişkili olabilir.
Ancak yalnızca dişin hareket etmesine bakılarak kesin bir neden belirlenemez.
Kapanış ve Çiğneme İlişkileri Neden Değerlendirilir?
Ağız sağlığı yalnızca dişlerin tek tek incelenmesiyle değerlendirilmez. Alt ve üst dişlerin birbirleriyle olan ilişkisi de önemlidir.
Muayene sırasında:
- Dişlerin kapanış ilişkisi,
- Erken temaslar,
- Çapraz kapanış,
- Açık kapanış,
- Derin kapanış,
- Dişlerde aşınma
gibi durumlar değerlendirilebilir.
Düzensiz kuvvet dağılımı bazı dişlerde aşınmaya veya restorasyonların mekanik olarak etkilenmesine katkı sağlayabilir.
Diş Sıkma ve Gıcırdatma Bulguları Muayenede Fark Edilebilir mi?
Bruksizm olarak adlandırılan diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı özellikle gece saatlerinde ortaya çıkabilir ve birey bunun farkında olmayabilir.
Muayenede:
- Diş yüzeylerinde aşınma,
- Kırık restorasyonlar,
- Mine çatlakları,
- Çene kaslarında hassasiyet,
- Dil veya yanak dokusunda izler
gibi bulgular değerlendirilebilir.
Bu bulgular tek başına kesin bruksizm tanısı koydurmaz ancak klinik değerlendirmeye katkı sağlayabilir.
Çene Eklemi Muayenesi Yapılır mı?
Temporomandibular eklem, alt çenenin kafa tabanı ile bağlantısını sağlayan eklemdir.
Muayene sırasında gerekli görüldüğünde:
- Ağız açma miktarı,
- Çenenin açılırken yön değiştirmesi,
- Eklem sesleri,
- Kas hassasiyeti,
- Ağız açma sırasında ağrı,
- Çene hareketlerinde kısıtlılık
değerlendirilebilir.
Çene eklemi şikâyetlerinin birçok farklı nedeni olabilir ve her eklem sesi tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez.
Ağız İçindeki Yumuşak Dokular Muayenede İncelenir mi?
Evet. Diş hekimi muayenesi yalnızca dişlerden oluşmaz.
Ağız içindeki:
- Dil,
- Dil altı bölgesi,
- Yanak mukozası,
- Dudakların iç yüzeyi,
- Damak,
- Ağız tabanı,
- Diş etleri
incelenebilir.
Ağız içinde uzun süre iyileşmeyen yaralar, renk değişiklikleri veya doku farklılıkları değerlendirme gerektirebilir.
Ağız İçinde Geçmeyen Yaralar Neden Önemlidir?
Aft veya travmaya bağlı bazı küçük yaralar belirli süre içerisinde iyileşebilir.
Ancak:
- Uzun süre devam eden,
- Tekrarlayan,
- Büyüme gösteren,
- Sertleşme hissedilen,
- Kendiliğinden kanayan,
- Beyaz veya kırmızı renk değişikliği bulunan
lezyonlar klinik değerlendirme gerektirebilir.
Bu tür bulguların varlığı otomatik olarak ciddi bir hastalık anlamına gelmez; ancak nedeninin değerlendirilmesi önemlidir.
Ağız Kanseri Taraması Diş Hekimi Muayenesinin Bir Parçası mıdır?
Ağız mukozasının sistematik olarak değerlendirilmesi, rutin diş muayenesinin önemli bir bölümünü oluşturabilir.
Diş hekimi:
- Dil kenarlarını,
- Ağız tabanını,
- Yanak mukozasını,
- Dudakları,
- Damak ve diş etlerini
inceleyebilir.
Şüpheli görülen bir değişiklik varsa ileri değerlendirme veya ilgili uzmanlık alanına yönlendirme düşünülebilir.
Tükürük ve Ağız Kuruluğu Değerlendirilir mi?
Tükürük ağız sağlığında önemli görevler üstlenir.
Tükürük:
- Ağız dokularını nemlendirir,
- Besin artıklarının uzaklaştırılmasına katkı sağlar,
- Asitlerin nötralizasyonuna yardımcı olur,
- Mine remineralizasyonunu destekleyen mineraller içerir.
Ağız kuruluğu bulunan kişilerde çürük riski ve ağız içi hassasiyetler artabilir.
Ağız kuruluğuna:
- Bazı ilaçlar,
- Sistemik hastalıklar,
- Yetersiz sıvı tüketimi,
- Tükürük bezi problemleri
katkıda bulunabilir.
Ağız Kokusu Muayenede Değerlendirilebilir mi?
Ağız kokusunun birçok nedeni bulunabilir.
Bunlar arasında:
- Dil yüzeyindeki bakteriyel birikimler,
- Diş eti hastalıkları,
- Çürükler,
- Ağız kuruluğu,
- Yetersiz protez temizliği,
- Gıda birikimi
yer alabilir.
Ağız kokusunun yalnızca mide ile ilişkili olduğunu düşünmek doğru değildir. Ağız içerisindeki nedenler de değerlendirilmelidir.
20 Yaş Dişleri Kontrol Edilir mi?
20 yaş dişleri ağız içinde tamamen sürmüş, kısmen sürmüş veya gömülü olabilir.
Muayene sırasında:
- Sürme durumu,
- Çevre diş eti dokuları,
- Komşu dişlerle ilişki,
- Çürük,
- Temizlenebilirlik
değerlendirilebilir.
Gerekli görüldüğünde radyografik inceleme yapılabilir.
Her 20 yaş dişinin çekilmesi gerektiği söylenemez. Çekim gereksinimi bireysel olarak değerlendirilir.
Eksik Dişler Nasıl Değerlendirilir?
Eksik dişler yalnızca estetik açıdan değil, çiğneme fonksiyonu ve komşu dişlerle ilişkiler açısından da değerlendirilir.
Uzun süre eksik kalan bölgelerde:
- Komşu dişlerde yer değiştirme,
- Karşıt dişin konumunda değişiklik,
- Kemik hacminde farklılaşma
görülebilir.
Eksik diş alanının rehabilitasyonu için farklı yöntemler gündeme gelebilir; ancak her birey için aynı seçenek uygun değildir.
İmplantların Kontrolü Nasıl Yapılır?
Ağzında dental implant bulunan bireylerde implant çevresi dokular da muayene edilebilir.
Değerlendirilen unsurlar arasında:
- İmplant çevresinde plak,
- Diş eti kanaması,
- Şişlik,
- Cep derinliği,
- Protezin temizlenebilirliği,
- Implant üstü restorasyonun durumu
bulunabilir.
Gerekli görülen durumlarda radyografik kontrol ile kemik desteği değerlendirilebilir.
İmplant materyalinin çürümemesi, çevresindeki dokuların bakım gerektirmediği anlamına gelmez.
Protezler Nasıl Kontrol Edilir?
Hareketli veya sabit protez kullanan bireylerde:
- Protezin uyumu,
- Temizlenebilirliği,
- Vuruk alanları,
- Çiğneme ilişkileri,
- Protez altındaki mukozanın durumu
değerlendirilebilir.
Hareketli protez kullananlarda protezin uzun süre çıkarılmadan kullanılması veya yetersiz temizlenmesi ağız dokularını etkileyebilir.
Ortodontik Durum Değerlendirilebilir mi?
Dişlerin dizilimi ve çene ilişkileri muayene sırasında genel olarak değerlendirilebilir.
Şu durumlarda ortodontik inceleme gündeme gelebilir:
- Çapraşıklık,
- Dişler arasında boşluk,
- Çapraz kapanış,
- Çene darlığı,
- Gömülü diş,
- Üst ve alt çene ilişkilerindeki farklılıklar.
Özellikle çocuklarda büyüme ve gelişim süreci de değerlendirmeye dahil edilebilir.
Çocuklarda Diş Hekimi Muayenesi Nasıl Yapılır?
Çocuklarda diş hekimi muayenesi erişkinlerden bazı yönleriyle farklıdır.
Değerlendirilebilecek başlıklar arasında:
- Süt dişleri,
- Daimi dişlerin sürmesi,
- Çürük riski,
- Ağız hijyeni,
- Çene gelişimi,
- Parmak emme ve emzik alışkanlıkları,
- Diş travması öyküsü,
- Beslenme alışkanlıkları
yer alabilir.
Süt dişlerinin geçici olması, bu dişlerin sağlığının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Süt dişleri çiğneme, konuşma ve daimi dişlerin sürme rehberliğinde rol oynar.
Radyografik Değerlendirme Her Muayenede Gerekli midir?
Hayır. Her diş hekimi muayenesinde otomatik olarak röntgen çekilmesi gerekmez.
Görüntüleme ihtiyacı:
- Şikâyetin türüne,
- Klinik bulgulara,
- Önceki görüntülerin varlığına,
- Bireyin çürük riskine,
- Planlanan tedaviye
göre belirlenir.
Gereksiz radyografik görüntülemeden kaçınılması ve gerekli olduğunda uygun görüntüleme yönteminin seçilmesi önemlidir.
Panoramik Röntgende Neler Görülebilir?
Panoramik radyografi üst ve alt çenelerin genel görünümünü sağlayabilen bir görüntüleme yöntemidir.
Bu görüntüde:
- Gömülü dişler,
- Diş kökleri,
- Çene kemikleri,
- 20 yaş dişleri,
- Bazı kist benzeri oluşumlar,
- Büyük kemik değişiklikleri
değerlendirilebilir.
Ancak panoramik görüntü her dental durum için tek başına yeterli değildir.
Periapikal Röntgen Ne İçin Kullanılır?
Periapikal radyografiler genellikle sınırlı sayıda diş ve çevre kemik yapısını daha ayrıntılı değerlendirmek için kullanılabilir.
Özellikle:
- Kanal tedavisi,
- Kök ucu lezyonları,
- Derin çürük,
- Travma,
- Periodontal kemik yapısı
hakkında bilgi sağlayabilir.
Bite-Wing Radyografi Nedir?
Bite-wing olarak adlandırılan görüntüler özellikle dişlerin birbirine temas eden ara yüzlerinde bulunan çürüklerin değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
Ayrıca bazı restorasyonların kenarları ve belirli kemik seviyeleri de incelenebilir.
Her bireyde bite-wing görüntü alınması gerekmez; çürük riski ve klinik ihtiyaç doğrultusunda karar verilir.
Üç Boyutlu Görüntüleme Ne Zaman Kullanılabilir?
Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi gibi üç boyutlu görüntüleme yöntemleri bazı özel durumlarda kullanılabilir.
Örneğin:
- İmplant planlaması,
- Gömülü dişlerin anatomik yapılarla ilişkisi,
- Karmaşık kanal anatomisi,
- Kök rezorpsiyonu,
- Bazı cerrahi planlamalar
için değerlendirilebilir.
Üç boyutlu görüntüleme her rutin muayenede kullanılan bir yöntem değildir.
Diş Hekimi Muayenesinde Estetik Değerlendirme Yapılabilir mi?
Estetik beklentiyle başvuran bireylerde dişlerin yalnızca renk ve şekline bakılmaz.
Değerlendirmede:
- Diş rengi,
- Diş boyları,
- Dişlerin genişlikleri,
- Diş eti seviyeleri,
- Dudak hareketleri,
- Gülüş hattı,
- Yüz orta hattı,
- Dişlerin dizilimi
birlikte ele alınabilir.
Estetik planlama, ağız sağlığından bağımsız olarak düşünülmemelidir. Aktif çürük veya periodontal hastalık varsa öncelikle bu durumların değerlendirilmesi gerekebilir.
Dijital Kayıtlar Muayenede Kullanılabilir mi?
Günümüzde bazı muayene ve tedavi planlamalarında dijital yöntemlerden yararlanılabilir.
Bunlar arasında:
- Ağız içi fotoğraflar,
- Dijital taramalar,
- Yüz fotoğrafları,
- Video kayıtları,
- Üç boyutlu modeller
yer alabilir.
Dijital kayıtlar özellikle restoratif, ortodontik ve estetik planlamalarda iletişime ve ölçümlere katkı sağlayabilir.
Ancak dijital sistemler klinik muayenenin yerini almaz.
Tedavi Planı Nasıl Oluşturulur?
Klinik ve gerekli görüntüleme değerlendirmelerinin ardından mevcut durumlar öncelik sırasına göre ele alınabilir.
Tedavi planı hazırlanırken genellikle:
- Ağrı ve enfeksiyon gibi acil durumlar,
- Diş eti sağlığı,
- Çürükler,
- Kanal tedavisi gereksinimleri,
- Restoratif işlemler,
- Eksik dişler,
- Ortodontik veya estetik beklentiler
bir bütün olarak değerlendirilir.
Aynı ağız içerisindeki tüm işlemlerin aynı anda yapılması gerekmeyebilir. Tedavi sıralaması biyolojik ve fonksiyonel ihtiyaçlara göre oluşturulur.
Koruyucu Diş Hekimliği Muayenenin Bir Parçası mıdır?
Evet. Muayenenin amacı yalnızca mevcut hastalıkları belirlemek değildir. Bireyin gelecekteki ağız sağlığı risklerini azaltmaya yönelik koruyucu planlama da yapılabilir.
Bu kapsamda:
- Diş fırçalama tekniği,
- Ara yüz temizliği,
- Çürük riski,
- Beslenme alışkanlıkları,
- Florürlü ürün kullanımı,
- Sigara ve tütün kullanımı,
- Düzenli kontrol aralıkları
değerlendirilebilir.
Kontrol Sıklığı Herkes İçin Aynı mıdır?
Hayır.
Herkesin aynı aralıklarla diş hekimi kontrolüne gitmesi gerektiği şeklinde tek bir standart bulunmaz.
Kontrol sıklığı:
- Çürük riski,
- Periodontal hastalık öyküsü,
- İmplant varlığı,
- Ortodontik tedavi,
- Genel sağlık durumu,
- Ağız bakım alışkanlıkları,
- Sigara kullanımı
gibi faktörlere göre kişiselleştirilebilir.
Konya diş hekimi muayenesinde hangi değerlendirmeler yapılır? sorusunun yanıtı, kişinin başvuru nedeni ve ağız sağlığına göre değişebilmekle birlikte kapsamlı bir diş hekimi muayenesi yalnızca çürük kontrolünden oluşmaz.
Muayene sırasında dişlerin yapısı, eski dolgular ve kaplamalar, diş eti sağlığı, periodontal dokular, çiğneme ve kapanış ilişkileri, çene eklemi, ağız içindeki yumuşak dokular, implantlar, protezler ve eksik dişler değerlendirilebilir. Çocuklarda ayrıca süt dişlerinin ve çene gelişiminin takibi yapılabilir.
Gerekli görülen durumlarda panoramik, periapikal veya farklı radyografik yöntemlerden yararlanılabilir. Ancak görüntüleme seçimi kişiye özel yapılmalı ve her muayenede otomatik olarak aynı yöntemler kullanılmamalıdır.
Diş hekimi muayenesinin önemli amaçlarından biri, bireyin yalnızca mevcut şikâyetini değerlendirmek değil, ağız sağlığını bütüncül olarak incelemektir. Ağrı bulunmaması her zaman ağız ve diş dokularının tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle bireysel risk düzeyine göre belirlenen düzenli kontroller, ağız sağlığındaki değişikliklerin izlenmesine katkı sağlayabilir.
Her bireyin ağız yapısı, genel sağlık durumu ve dental geçmişi farklı olduğundan, yapılacak değerlendirmelerin kapsamı ve sonraki takip süreci kişiye özel olarak belirlenmelidir.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup teşhis veya kişiye özel tedavi önerisi niteliği taşımamaktadır.






